Elegans Logo
EDİTÖR
MURAT BEKDiK
Sorumlu Genel Yayin Yonetmeni
(Editör in Chief)

ATATÜRK, DEMOKRASİNİN ÖN KOŞULLARINI OLUŞTURMUŞ VE ÇAĞDAŞ DEMOKRATİK REJİMİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİ TÜRK TOPLUMUNA BIRAKMIŞTIR

Toplumda kadın ve erkek arasındaki hukuki eşitliğin sağlanması, hukuk devrimi, vicdan özgürlüğü, eğitim seferberliği ve laikliğin kabul edilmesi gibi, demokratik rejimlerin vazgeçilmez unsurlarını oluşturan büyük önderimiz Atatürk, devrimleri ile demokratikleşme hareketini başlatmış, demokratik yönetimin temellerini atmıştır. Ancak, Cumhuriyet' in 75. Yılında, toplum olarak, Atatürk' ün önünü açtığı demokratikleşme hareketine büyük bir katkıda bulunduğumuz söylenemez. Medenileşmenin, Batı' nın bilim ve felsefesini yadsıyarak sağlanamayacağını, o günlerde gören Atatürk, bugün Türkiye' nin tartıştığı konuları görseydi, kendi devrimleri üzerine toplumun çok büyük bir katkıda bulunamadığının üzüntüsünü yaşayacaktı. Unutmayalım ki, Atatürk' ün büyüklüğü, onun doktrini ve değişmeyecek hükümleri değil, sürekli değişen ve son derece çoğulcu bir içeriğe sahip olan çağdaş uygarlığı hedef göstermiş olmasıdır. Oysa Türkiye' deki son gelişmeler siyasal düzenimizin devlet yönetmeye uygun olmadığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Devlet yönetimi, bu siyasi düzen ile, devlet rantı dağıtım ve ihale organizasyon ve koordinasyon merkezi görevlerini üstlenmiştir.

Devlet rant dağıtmaya devam eder ise, özelleştirme siyasi otoriteden bağımsız bir organ ile gerçekleştirilemez ise, lider hegemonyasından dolayı parti içi demokrasi ve denetim oluşmaz ise, siyasi partilerin bölünüp, ufalanması ile siyasi sistem işlerliğini kaybeder ve yönetemeyen demokrasi oluşur ise ve siyasi partilerimizin siyaset programları ve fikirleri liderlerin dostluk ve düşmanlık kriterlerine göre uygulanır ise, Türkiye' de siyaset, bu yanlışlıkları düzeltecek mekanizmaları üretemez ve geri dönülmez noktaya doğru yapılan koşunun temposu artar ve bu bağlamda siyasi sistemin yeniden yapılanmasını beklemek büyük bir iyimserlik olur.

Siyasetin yeniden yapılanmasında en önemli konu, siyasi otoritenin nerede başladığı ve nerede bittiği ile hukuk ile siyasetin nerede ayrıldığı noktalarıdır. Türkiye' de siyasetin yeniden yapılandırılması sürecinde, demokratik mekanizmaların tümünün açık bırakılması ve işletilmesi kaçınılmazdır. Başta parti finansmanı olmak üzere, siyasi partiler kanununun, seçim sistemimizin, tam bağımsız bir yargıya doğru, yargı sistemimizin bir kez daha gözden geçirilmesi, bu yeniden yapılanma evriminin gerçekleştirilmesine büyük bir ivme kazandıracaktır.

Türkiye için öncelikli amaç, rozetlerle, posterlerle, yaldızlı süsler ve alkışlar ile Atatürk' ü saygı ile anmanın dışında, onun oluşturduğu laik Cumhuriyet' in olmazsa olmaz prensibi olan çağdaş ve demokratik bir ülke için gereken tüm reformları oluşturarak, beyninde ve kalbinde Atatürk ilke ve devrimlerini doğru algılamış ve bu devrimleri dünyanın değişen koşullarına uyum sağlayacak konuma getirecek, Atatürk gibi ülkesini düşünen, dürüst erdemli, bilgili ve vizyon sahibi kadroların önünü açmak olmalıdır. Bu kadrolar Türkiye' de vardır ve görev beklemektedirler. Yeter ki, Türkiye çağdaş değişim ve yenileşmeden ödün vermesin. 1999 yılında gerçek anlamda demokratik bir rejim, eşitlikçi ve özgürlükçü bir devlet anlayışı, temiz bir siyaset, çağdaş bir toplum, içte ve dışta problemlerini çözmüş bir ülke temenni ediyorum. Esenlikler, mutluluklar dilerim.

Saygilarimla
Murat BEKDiK
Sorumlu Genel Yayin Yonetmeni

ATATÜRK SET THE PRECONDITIONS FOR DEMOCRACY AND TRUSTED THE ESTABLISHMENT OF A CONTEMPORARY REGIME TO THE TURKISH PEOPLE

Atatürk has initiated the process of democratization and laid down the foundation stones of a democratic rule through his reforms. However, the Turkish society falled to make any significant contributions to the democratisation movement by Atatürk. Recent develpments have once again demostratred that our political system is not suitable for governing a state. With the state acting as a distributor of public rents and a center for organizing shadowy public auctions, privatization efforts being manipulated by political parties, the hegemony of leaders going on and the political system becoming inoperative, it would be unfounded optimism to expect a political restructuring. The crucial point here is to define the limits of political authority and the borderline between law and politics. A through revision of the legislation concerning political parties and the election system and an evolution of the legislative system toward full independence would add considerable momentum to this process. Besides paying homage to Atatürk, people who have a good understanding and feeling of his principles and reforms should be encouraged to act. In 1999, I wish to live in a country where there wxists a genuine democratic regime, an egalitarian state a clean political system.
Yours Sincerely,
Murat BEKDiK
(Editör in Chief)

MEDYATEXT
Elegans'a mail