İĞNE: BEDİİ OKYAY

VERGİSİZ DEMOKRASİ

Bir ülkenin yöneticilerini seçmede genelde iki yöntem uygulanır. 1) Yönetenlerin seçilmesini yönetilenlere bırakan DEMOKRATİK yöntemler.
2) Yönetenlerin seçilmesi işlemine yönetilenleri hiç karıştırmayan OTOKRATİK sistemler.
Birinciler yönetenlerin otoritesini zayıflattıklarından liberal öğretiyi, ikinciler ise tersine otoriter öğretiyi karşılar.
Bu tanımlardan hareketle demokrasi ile idare edilen ülkelerde yönetenler liberalleşme hareketlerine her zaman ihtiyatla yaklaşırlar. Çoğunlukla seçim meydanlarında verilen liberalleşme vaatleri daha sonra iktidar olunca bu nedenle unutulur.
Ülkemizde poltikacılarımızın hedeflediği seçmen kitlesi iki gruba ayrılır. Seçim meydanlarını dolduran fakir insanlara aş ve iş vaadleri en yoğun politik istismar araçları iken otel lobilerinde hitap edilen tok seçmenlere atılan nutuklarda ise liberalleşme ve gelişme önde gelen vaadlerdir.
Kişi başı gayri safi milli geliri 10.000 doların altında kalan ülkelerde gerçek demokrasinin uygulanması mümkün değildir. Bir ülkede ekonomik refahın olabilmesi için üretim ve yaratılan katma değer oranında vergi toplanabilmesi olmazsa olmaz şarttır.
Ülkemizde ise 32 milyon seçmene karşılık 7,5 milyon vergi mükellefi bulunmaktadır. Üstelik bu vergi mükelleflerinin 5,5 milyonu devlet memuru ve kamu özel sektör ücretlileridir.
Geriye kalan ise çoğu götürü vergi mükellefleri olmak üzere gerçek vergi ödeyenlerdir.
Devlet memurları ve kamu işçileri esasen vergi ödemezler, devlet bir cebinden veriyormuş gibi yapıp diğer cebinden alır.
7,5 milyon vergi ödeyenin dışında kalan 24,5 milyon seçmen hiç vergi ödemeden ülkenin yönetiminde söz sahibi olabilmektedir. Bu ülkenin kısıtlı kaynaklarının adil dağıtılmadığı doğrudur. Ama bir doğru da kaynak oluşturmak için kesilen faturaların adil yüklenilmediğidir.
Gelişmiş ülkelerde bireyler demokratik haklarını talep ederken "vergisini ödeyen bir vatandaş olarak" diye söze başlarlar, yani oralarda vergi ödemeyenin talep etme hakkı yoktur.
Buralarda ise hiç vergi ödemeyenler en çok bağırıp ve en çok talep edenlerdir.
Herkes devletin işleyişinden şikayet etmekte, ülkenin bütün kurumları, adalet sistemi, eğitim sistemi, beğenilmemekte, değiştirilmesi gereğine inanılmaktadır.
Değişimin ilk süreci tüm olumsuzlukların sergilenmesidir ve Türkiye bir süredir bu sürece girmiştir. Ama bu saptamaların ardından tedavi uygulamalarına geçilmelidir.
Hazır seçim sisteminin değiştirilmesi gündemimizdeyken vergi mükellefi olmayanlar seçimlerde oy kullanamazlar şeklinde bir değişikliğe ne dersiniz?

# # # # # # # #