BAŞKANDAN Murat SARAYLI
TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı / Avrupa Genç İşadamları Konfederasyonu (YES) Başkanı
Hedef; Türkiye, 2012 Yılında İlk 50’de Olmalı
 
Zaman hızla akıyor ve Türkiye’nin genç işadamları olarak bizler de bu gerçeğin nedenli önemli olduğunu her geçen gün daha derinden hissediyoruz. Çünkü kaybedilen her gün, ülkemiz adına kurduğumuz düşlerin gerçekleşeceğine dair umutlarımızı zayıflatabiliyor. Genç işadamları olarak, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına doğru hızla yaklaştığımıza da dikkat çekerek, Türkiye’nin artık kaybedecek bir günü daha olmadığını bir kez daha vurgulamak istiyoruz.

Türkiye, daha hızlı hedefine koşmalı ve gelişmiş ülke statüsüne bir an önce ulaşmalıdır. Kendinden daha hızlı koşanların da olduğu bu çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma yarışında Türkiye kendine daha somut hedefler koyabilmelidir.

Bu hedeflere ulaşma konusunda bu ülkede yaşayan herkese sorumluluk düşmektedir. Hepimiz ülkemiz için belirlenmiş ve üzerinde çalışmaya başlanmış hedeflere sahip olmalıyız. Ancak bunun için öncelikle hükümetlerimizin de üstlendikleri sorumlulukların gereklerini yerine getirmelerinin yanı sıra açık ve net makro hedefler ortaya koymalıdır.

Bu çerçevede TÜGİAD olarak, yeni hükümetin görev süresi ile paralel 2012 yılına kadar on iki hedef ortaya koyuyor ve bunların hedefe ulaşmada çok önemli kilometre taşları olduğuna inanıyoruz.

Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği enflasyonu artık yenmeli ve enflasyonu kalıcı olarak yüzde 2-3 seviyelerine indirmelidir. Türkiye kalıcı fiyat istikrarı ile birlikte dünyada kabul edilen enflasyon ve faiz oranlarına sahip olabilmelidir.

Kamuda tüm yapısal reformlar tamamlanmalı, artık kamuda yapılacaklar listesi kalmamalıdır. Türkiye reformlarını ertelememelidir. Böylece 2002 yılında yüzde 44 iken 2007 yılında yüzde 30’a gerileyen kamu harcamalarının GSMH’ya oranı 2012 yılında yüzde 20’ye indirilmeli, Kamu net borç stokunun GSYİH’ya oranı da yüzde 50’nin altına çekilmelidir.Türkiye artık kamu borç sorunlarını, kamu fiyatlarını, kamu zamlarını tartışmamalıdır. Kamunun ekonomideki yeri düzenleme ve denetlenme ile sınırlanmalıdır.

Türkiye kayıt dışı hastalığından kurtulmalıdır. Ekonomiyi bozan ve enflasyon kadar zararlı hale gelen kayıt dışını Türkiye yenebilmelidir. Herkesin vergi mükellefi ve vergi beyannamesi verir hale geldiği, çalışanlar arasında sosyal güvenlik sistemi kapsamında olanların 12 milyona çıktığı,çalışma çağı gelmiş kadınların 2007 yılında yüzde 26 olan işgücüne katılım oranının yüzde 40’a çıktığı bir 2012 yılı yaşanmalıdır.

Türkiye artık riskli bir ülke olmaktan, risklerinin konuşulduğu ve hesaplandığı bir ülke olmaktan da çıkmalıdır. Türkiye yatırım yapılabilir bir ülke olabilmeli ve bunu da A kredi notuna ulaşarak 2012 yılında tescil ettirmelidir.

Türkiye artık bilim ve teknoloji üretmeli, başkalarının teknolojilerinin peşinde koşmamalı veya teknoloji yarışını dışarıdan seyretmemelidir. AR GE harcamalarımız 2012 yılında milli gelirin yüzde 2’sine ulaşmalı, ancak bu harcamaların da geri dönüşü olmalı ve yılda ticari olarak alınan patent sayısı 10.000’e çıkmalıdır.

Türkiye 2012 yılına kadar özelleştirmeyi tamamlamalıdır. Özelleştirme Türkiye için bir nostalji haline gelmelidir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı geniş katılımlı bir kutlama ile kapatılmalıdır.

Türkiye sadece üretmemeli, hele başkalarının markaları için bir fason üretim merkezi olmaktan da çıkmaya başlamalıdır. Bunun için 2012 yılında çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren ve her yönüyle küresel 10 Türk markası yaratılmalıdır.

Türkiye Güneydoğu Anadolu bölgesinin ekonomik ve sosyal geri kalmışlığını da artık sona erdirme sürecine girmiş olmalıdır. Bunun için öncelikle 2012 yılına kadar GAP’ın sulama yatırımları tamamlanmalıdır.

Türkiye gecekondularda yaşamaktan kurtulmalıdır. Devlet, herkesi sağlıklı ve güvenli konut sahibi yapma görevini yerine getirmelidir Türkiye bu alandaki son şansını kaçırmamalı ve sağlıklı ve düzenli bir kentleşmeyi sağlayabilmelidir. 2006 yılında mevcut konut sayısı içinde inşaat izni olmayanların yüzde 38 olan oranı ilk aşamada 2012 yılında yüzde 20’ye indirilmelidir.

Türkiye gıda ve enerji güvenliğini 2012 yılında tam anlamı ile sağlama yolunda gerekli tüm adımları atmış olmalıdır. Bir dönemin su zengini Türkiye giderek çölleşmektedir.Türkiye etkin bir su yönetimi yapabilmeli, sulu tarım ile gıda üretiminde hem kendine yetmeli hem de coğrafyasını beslemeli, enerjide de nükleer enerji dahil tüm alternatif enerji kaynaklarını kullanarak dışa bağımlığını 2012 yılında yüzde 50’lere indirmelidir.

Türkiye yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza sahip çıkmanın ötesinde; artık onların Türkiye’nin hedeflerine sahip çıkmalarını anlayış olarak benimsemeli, bunun için gerekli altyapıyı ve ilişkileri oluşturmalıdır.

Türkiye, tüm bu hedefleri ulaşarak, 2006 yılında 92. sırada yer aldığımız BM insani gelişmişlik sıralamasındaki yerini, 2012 yılında ilk 50’ye taşımalıdır.

  Defending our rights in EU, which is a union of negotiations, makes us closer to EU
  Turkey in the Barcelona Process… Will Turkey be the Guest or the Host?
  Turkey Must Aim To Be In The First 50s In 2012
  DEMOCRACY AND THE SUPREMACY OF LAW
  NEED OF CHANGE IN POLITICAL UNDERSTANDINGS
  TO BE ABLE TO RUN LONG AND RACE AGAINST TIME
  2007; COMPROMISE AND STABILITY
  LET’S PROTECT THE ECONOMIC STABILITY TOGETHER
  SECOND HALF YEAR EXPECTATIONS FOR THE ECONOMY AND OUR PROPOSALS
  NEGOTIATION PROCESS DURING TURKEY’S JOURNEY INTO EU
  TURKEY MAY CONTRIBUTE TO EUROPEAN ENERGY SECURITY
  THE HARD WALK FOR TWENTY YEARS AND THE TEMPO OF THE 10TH PERIOD
  TURKEY HAS TO UNDO ITS MEMORIZATIONS
  The Real Process Is Going To Begin From Now On
  THE AGENDA IN TURKEY IS THE EU AND AT THE EU THE AGENDA IS TURKEY
  For Turkey Of Our Dreams...
  OPEN LETTER TO THE EUROPEAN COUNCIL, REFORM LEADERS
DEMAND: MAKE EUROPE SOCIAL AGAIN!
  TURKEY-EU RELATIONS, TASK AND RESPONSIBILITIES