PERİSKOP Mehmet Uğur CİVELEK
Ekonomist
Kaderi saadet zincirine bağlamak!
 
Küresel kredi krizinin ikinci yılına girdik ve pek çok kişi en kötünün geride kaldığına ve yavaş da olsa ekonominin yeniden canlanacağına inanmak istiyor; aksini düşünmek bile istemiyor. Bu şartlanma nedeniyle onları yönlendirmek çok zor olmuyor, duymak istedikleri şeylerin söylenmesi yetiyor. Etkili ve yetkili çevrelerin en azından beklentileri yönetmek adına sık sık tekrarladıkları söylemler gerçeği ne oranda yansıtıyor? Herkes işlerin düzeliceğine inanır, payına düşen riski alırsa, işler kalıcı olarak düzelir mi?
Yanıtlayalım; gerçeği yansıtmıyor, bugünkü fiili durumu gerçekçi bir şekilde kabullenirseniz, insanlar diğer söylediklerinizin de öyle olacağını varsayarak size güveniyor; güveni kazanılan kesimler ise bir süre için yönlendirilebiliyor. Fakat diğer taraftan krizin sebebi nedir ve bunları küçükken çözmeyen, sorunların ağırlaşmasına kayıtsız kalan sorumlular, başka bir deyişle medeniyet düşmanları kimlerdir diye sorduğunuzda kafanız iyice karışabilir. Zira inanmak, güvenmek istediğiniz kesimlerin ağırlaşmış sorunların aynı zamanda sorumluları olduğunu görebilir ve ne yapacağınızı şaşırabilirsiniz. Bu nedenle bizden tavsiye, tercihlerinizi birilerine güvnip inanarak belirlemeyin; araştırın, akla uygun olan her ihtimali düşünerek belirleyin.
Bugünkü sorunların kökenine inmeye çalışırsanız faaliyet gelirlerinin eriyor olması gerçeğiyle karşılaşırsınız. Kalıcı çözüm de ancak ve ancak sözkonusu gelirlerin yeniden artmaya başlamasını sağlayacak önlemlerden geçer ve ancak herşeyin değişmesi ile belki mümkün olabilir. Faaliyet gelirleri neden azalıyor diye sorarsanız gelir dağılımının bozuluyor, rekabet koşullarının küresel kuralsızlık ortamında olumsuzlaşıyor olması gerçeğiyle karşılaşırsınız. Bu eğilimlerin eninde sonunda talebi azaltacağıve işsizliği arttıracağı, başka bir deyişle olumsuz bir kısır döngü yaratacağı endişesine kapılırsınız. Bu durumda savunma ağırlıklı bir stratejiyle daha az risk alacakları oldukça yüksek ihtimaldir.
1990’lı yılların ortasında küresel koşullar böyle bir açmaz yaratmıştı.Birileri de evdeki hesaplarının çarşıya uyabilmesi için onları yanıldıklarına ikna etmek zorunda kalmıştı! Ve bir süre için bunu başardılar...
Faaliyet gelirleri azalıyor, sorun ve dengesizlikler büyüyor olsa da toplam gelirleri arttırmanın bir yolunu yaygınlaştırdılar. Menkul ve gayrimenkul şeklindeki varlık değerlerini spekülatif bir şekilde arttırarak faaliyet dışı gelir yaratma işini yarattılar ve çözülmesi gereken sorunları ihmal ettiler. Ücret, kar, faiz ve kira gibi faaliyet gelirleri eridi, gelir dağılımı bozuldu, rekabet koşulları olumsuzlaştı; fakat faaliyet dışı gelirler sayesinde toplam gelir arttı, beklentiler yoluyla talep yükseliş istikametinde yönlendirildi. Normalde faaliyet gelirleri geriliyorsa menkul ve gayrimenkul şeklindeki varlık değerlerinin de gerilemesi gerekiyordu, fakat faaliyet dışı gelirler ve bunu mümkün kılan balonlar sayesinde sürdürülebilir olmayan bir rotaya girildi. Gelirlerden daha çok tüketmek ve atıl yatırımlar aşırı genişleyen kredilerle fananse edildi. Kredilerin teminatı durumundaki varlık değerleriçökünce de krize teslim olundu, toplam gerliler göçtü, küresel ekonomi anormal bir şekilde dağıldı.
Bugün için bir yıl öncesine göre akım şeklindeki faaliyet gelirleri daha iyi bir duruma işaret etmiyor. Gelir dağılımı ve rekabet koşullarına ilişkin olumsuzluk arttıkça zaten aksinin mümkün olmayacağı biliniyor. Bu eğilimlerin terse çevrilmesiyse küreselci baronların gücünü aşıyor. Onlar sadece varlık değerlerini yeniden toparlamaya çalışıyorlar ve bu çaba faaliyet gelirlerini iyice olumsuzlaştırıp işsizliği tırmandırıyor. Eski güzel günler geri gelmiyor, tam aksine iyice uzaklaşıyor.
‹şlerin düzeleceği söylemi gerçeği yansıtmıyor, zira akım şeklindeki gelirler erimeye devam ediyor ve stok şeklindeki varlık değerleri yeniden şişirilmesi başka riskler yaratıyor. Ya balon yeniden patlayacak, ya da yapısal bir enflasyon sistemi çok daha fazla sarsacak... Herkes anlatılan masallara inanır da istenileni yaparsa büyük sarsıntı erkene çekilmiş olur!..