Bİ DÜŞÜNELİM Engür RUTKAY
TÜGİAD Genel Sekreteri
Neş’eli ol ki, genç kalasın!
 
Türkiye “genç” bir ülke, şimdilik.
Türkiye, sahip olduğu genç nüfusuyla övünen, Başbakanlık Yatırım Ajansı dahil her fırsatta “genç” nüfusu öne sürerek güçlü ve avantajlı olduğunu göstermeye çalışan ve bu yolla yabancı yatırımcıları cezbetmeye çalışan bir ülke.
Peki gerçekte neler oluyor?
“Genç” nüfus Türkiye için bu derece baş tacı edilirken, gençleri hedef alan banka ve kredi kartı reklamları ve dev mobil promosyonlar bilboardları süslerken Devlet, Sivil Toplum, Özel Sektör, Büyük Yatırımcılar (Sayın Başbakan’ın 3 çocuk kampanyası hariç) “azalmakta olan genç nüfusumuz” için neler yapıyor?
15-24 yaş grubunda işsizlik oranı %22 ile dünya rekorları kırarken, eline ince sazı alan her kurum ve kuruluşun gençler için söyleyeceği bir kamyon dolusu yorum, mesaj ve program varken, neden Türkiye’nin geniş bir katılımla oluşturulan tek bir “gençlik politikası” yok. Bu konuda Hükümet’in politika öncelikleri nelerdir?
Bugün Türkiye’de neden çalışan gençlerin %82’si herhangi bir sosyal sigorta sistemine kayıtlı değil?
Bugün Türkiye’de (TUİK verilerine göre) neden 15-19 yaş grubunda 2 milyon 852 bin genç okula gitmiyor?
Her 3 genç kadından biri neden ev işleriyle meşgul olmayı tercih ediyor veya bunu yapmaya zorlanıyor?
Bu konuda yüzlerce soru sorulabilir ve bu liste akıllara durgunluk verecek derecede uzatılabilir.
Bu konuda kiminle konuşursanız konuşun, her kafadan bir farklı yorum, bakış açısı ve öneri gelecektir.
Bana göre, Türkiye’yi sadece genç işsizliği veya eğitim değil, her konuda (G20 hariç) uluslararası istatistiklerin ve ölçümlemelerin son sıralarına iten 3 önemli “temel” neden:
1- Her “kafadan” bir ses çıkarken, Hükümetin Gençler, Genç İşsizliği, Kadınların ekonomik hayata katılımı, Mesleki Eğitim, Genç Girişimcilik, İnovasyon ve Rekabetçilik gibi konularda duygusal-popülist söylemler ve cafcaflı sahne şovları hariç sürdürülebilir politika oluşturamaması
2- “Toplumsal kalkınma için ulusal uzlaşı” deyiminin lügatlerden çıkarılmış olması
3- Beşeri Sermaye fakirliği.
Bugünlerde oldukça neşeliyiz !
Ekonomimiz son çeyrekte %11 büyüdü. Milli Gelirimiz son 8 yılda 3 kat arttı ve 10.300 Dolar oldu.
Dünya’nın en büyük 17’nci ekonomisiyiz.
İhracatımız artıyor (gerçi dış ticaret açığı da artıyor).
Duble yollar, Kanal’lar yapılıyor.
8,5 yılda TOKİ Türkiye’de “18 fiehir” inşa etmiş.
3G Erişiminde Dünya’nın en hızlı ülkelerinden biriyiz.
Bütün okullara bedava tablet bilgisayar dağıtılacak.
6 Yeni Bakanlık kuruldu, 25 tane Bakan Yardımcımız oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi 3 milyar 200 milyon TL’ye, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçesi 1 milyar 510 milyon 66 TL’ye yükseldi.
“GENÇLİK” ve Spor Genel Müdürlüğü (!) bu yıl bütçeden 558 milyon TL alacak.
Diğer bir değişle, neşeli olmak, detaylara fazla gömülmeden olumsuz tarafları değil, güzel tarafları ön plana çıkarmak ve bu sayede genç kalmak lazım. Bunu başarabilirsek, yani neşeli olabilirsek nüfusumuz da genç kalacaktır!