Mehmet Murat BEKDİK
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Ne Kadar Özgürüz?
 
Mehmet Altan Infomag Dergisinin Şubat 2011 tarihli sayısında, Dünya Bankası Küresel Ekonomik Görünüm Raporunu değerlendirmiş. Bu değerlendirmeyi sizlerle paylaşmak istedim.

Dünya Bankası “Küresel Ekonomik Görünüm:2011” raporunda, Türkiye için bu yıl % 4,1, 2012 için ise % 4,3 oranında büyüme öngörülüyor…

Türkiye, 2010’da, artan yabancı sermaye girişi, finansal uyum ve mali politikanın desteğiyle güçlenen iç talebin yansıması olarak canlı bir büyüme gösterdi. Ayrıca, Türkiye’nin ithalatındaki artışın, yabancı sermaye girişindeki keskin yükselişin kısmi yansıması olduğu, bunun da kredi büyümesi ve para biriminin değerlenmesine katkı sağladığı saptanması da raporda yer aldı.

Ancak, Türkiye bu yıl, “ihracatta azalan rekabet gücü” ve “daha zayıf baz etkisi” nedeniyle % 4.1 oranında büyüyecek.

American Heritage Vakfı ile Wall Street Journal Gazetesi dünya ülkelerini ekonomik özgürlüklerine göre sıraladı. Listede Türkiye, 179 ülke içinde 67’nci, 43 Avrupa ülkesi arasında ise 30. Sırada yer alıyor. Ülkeler 10 ayrı ekonomik özgürlük alanında 100 üzerinden ayrı ayrı nota tabi tutulmuş. Türkiye’nin toplam notu, geçen yılki notunun 0,4 puan üzerinde, 64,2 olarak belirlenmiş. Türkiye’ye listede: İş kurma özgürlüğünde 68,7, Ticaret özgürlüğünde 85,4, Mali özgürlükte 78,2, Devlet harcamalarında 83,6, Parasal özgürlükte 72,7, Yatırım özgürlüğünde 70, Finansal özgürlükte 50, Mülkiyet haklarında 50, Yolsuzluklarda 44, İş gücü özgürlüğünde de 39,6 puan verilmiş.

Ekonomik özgürlükler konusunda her ülkeyle ilgili değerlendirmeye de yer verilen listede, “Türkiye’nin geçen yıla göre artan notunun, yolsuzluklar ve işgücü özgürlüğünde yaşanan düşüşleri telafi edecek biçimde, parasal ve yatırım özgürlüğünde yükselen puanlarının bir yansıması olduğu” belirtiliyor…

“Türkiye’deki iş ortamının gitgide daha elverişli ve etkin hale geldiği, devletin ekonomiye olan müdahalesinin yoğunluğunu korumasına karşın, özel sektörün büyümekte olduğu” açıklanan değerlendirmede, “bankacılık sektörünün, 2001 yılında çok sayıda bankanın çöküşünü takiben yürürlüğe konan ihtiyati düzenleyici çerçeve ile birlikte, finansal çalkantıyı hiçbir devlet yardımı olmadan savuşturduğu”nun da altı çiziliyor…

Değerlendirmede, “makro ekonomik istikrarın iyi korunduğu ve dolaylı vergilerde geçici kesintileri içeren canlandırma tedbirlerinin büyük ölçüde aşamalı olarak sona erdirildiği” de ifade ediliyor…

Bunlar olumlu…

Ancak…

“Türkiye’nin düzenleyici rejiminin, bazı ilerlemelere rağmen yük oluşturmaya devam ettiği ve dinamik girişimcilik faaliyetlerini engellediği” belirtilen değerlendirmede, “İş gücü piyasasının katı nitelik gösterdiği, mülkiyet haklarının genel de uygulandığı, ancak yargının etkinlikten ve bağımsızlıktan yoksun olduğu ve yolsuzluğun geniş düzeyde görüldüğü” de vurgulanıyor…

Gene, Fransa, Almanya ve Avusturya gibi ülkelerin güçlü muhalefetinin Türkiye’nin AB’ye katılımını “uzak ihtimal” haline getirildiği belirtilen değerlendirmede, Türkiye’nin temel ihraç malları sıralanarak, “ekonominin çeşitlendirilmesi ve genişletilmesi için kayda değer reformlara hala ihtiyaç olduğu” da ifade edilmekte…

Değerlendirmeye zemin oluşturan on bölüme baktığımızda; “İş Kurma Özgürlüğü” başlıklı bölümde, “Türkiye’de özel şirket kurma sürecinin daha az zaman harcanan ve daha az karmaşık hale geldiği, ancak bürokrasi ve düzenlemelerin etkisiz uygulanmasının girişimcilik üzerinde önemli bir engel olarak durmaya devam ettiği; “Ticaret Özgürlüğü” bölümünde ise tarife dışı engeller nedeniyle 10 puan düşürüldüğü” belirtiliyor…

“Mali Özgürlük” bölümünde “Türkiye’nin nispeten yüksek bir gelir vergisi oranına ve nispeten düşük bir kurumlar vergisi oranına sahip olduğu”, bu alana dair bazı rakamlar verilerek ele alınıyor…

“Devlet Harcamaları” bölümünde de “enerji ve ulaştırma sektörünün devletin hâkimiyetinde kalmaya devam ettiği” kaydediliyor…

“Parasal Özgürlük” bölümünde “hükümetin birçok tarım ürünü ve tıbbi ürünler için fiyatlar belirlediği ve çeşitli yollarla fiyatları etkilediği, yerli fiyatları bozan tedbirler nedeniyle Türkiye’nin parasal özgürlük notundan 10 puan düşürdüğü” nün altı çizilmekte…

“Yatırım Özgürlüğü”nde yabancı yatırımların bazı sektörlerde kısıtlamaya tabi olduğu, tüm yatırımcıların aşırı bürokrasi, kurumsal yönetimdeki zayıflıklar ve hukuki ve düzenleyici ortamda sıkça değişimlerle karşılaştıkları, yabancı yatırımcıların sahip olabileceği emlak miktarının kısıtlandığı” kaydediliyor…

“Finansal Özgürlük” başlıklı bölümde “Türkiye’deki finansal sektörün hızlı bir dönüşümden geçtiği, 2000-2001 finansal krizinden beri devletin şeffaflığı arttırdığı, muhasebe standartlarını güçlendirdiği ve gözetimi geliştirdiği” ifade edilirken; “Devlet bankalarının yeniden düzenlenmesinin yavaş kaldığı, yabancı şirketlerin sigorta sektöründe geniş biçimde temsil edilmediği, sermaye piyasalarının gelişme gösterse de nispeten küçük ve devlet tahvilatının hâkimiyetinde olduğu, bankacılık sektörünün, etkin likidite tamponları ve yabancı paraya sınırlı derecede maruz kalma nedeniyle finansal krizi iyi savuşturduğu” söylenmekte…

“Mülkiyet Hakları” bölümünde de “mahkemelerin aşırı yüklü ve yavaş olduğu, hâkimlerin de ticari davalar için iyi eğitimli olmadığı, ayrıca yargının hükümetin etkisine maruz kaldığı” ifade ediliyor…

“Türkiye’nin Uluslararası Saydamlık Enstitüsü’nün 2009 yılı küresel yolsuzluk listesinde 180 ülke arasında 61. Sırada yer aldığı” ibaresi, “yolsuzluklar” bölümü için her şeyi açıkça ortaya koyuyor…

Son olarak, “İşgücü Özgürlüğü” bölümünde ise “katı iş gücü piyasasının yüksek işsizliğe neden olduğu ve büyük bir gayrı resmi sektörün oluşumuna katkı sağladığı” hatırlatılıyor…

Şimdi bunlara göz atınca, insan kendi kendine soruyor: Acaba ekonomik açıdan ne kadar özgürüz? Cevabı siz verin, ama listede Türkiye’nin 179 ülke içinde 67’nci; 43 Avrupa ülkesi arasında ise 30. sırada yer aldığını unutmayın…

  Who are we?
  Uneducated youth in a world that gets smaller
  A glossary for understanding the new global crisis
  Towards the end of oil
  Did U.S.A. come to the end?
  Our urban future
  Globalization and employment
  TOWARDS CREATING A BETTER WORLD
  Football and Globalization
  TOWARDS NEW BALANCE IN THE WORLD POPULATION
  TOWARDS A NEW WORLD ORDER BEYOND ENVIRONMENTAL SENSITIVENESS
  CRACKING THE FOUNDATIONS OF POVERTY
  WHO WILL BE THE MASTERS OF THE WORLD ECONOMY IN THE NEXT TWENTY YEARS?
  HOW PREPARED ARE WE FOR THE WATER CENTURY?
  SHALL THE BIOFUEL SUPERSEDE THE OIL WITHIN THE NEXT TWENTY YEARS?
  THE WORLD IS FLAT
  TOWARDS A MORE HUMAN GLOBALIZATION
  IN THE NEW WORLD ORDER, POLITICIANS SHOULD HAVE THE COURAGE TO INCLUDE ECOLOGICAL STRUCTURING WITHIN LEGAL AND FINANCIAL FRAMEWORKS
  THE BIGGEST SHAME OF THE HUMANITY: STARVATION AND POVERTY THROUGH 2006
  October 3 = Dialogue Of Cultures and Civilisations
  21ST CENTURY = THE CENTURY OF BIOLOGY
  In The 21st Century, The Fate Of Humanity Will To A Great Degree Be Determined By The Developments In China And India
  THE EU NORMS, OR THE NORMS
OF BEING HUMAN?
  “KNOWING THAT YOU HAVE ENOUGH THINGS MEANS THAT YOU ARE RICH”
Lao Tzu