STEVE H. HANKE Steve H. HANKE
Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Ekonomi Profesörü & Forbes Dergisi Köşe Yazarı
Çin’in kartları
 
Uluslararası ekonomi II. Dünya Savaşından beri en ciddi üretim ve ticaret düşüşünü yaşıyor. Bu yılın başlarından itibaren iyimser ekonomik iyileşme senaryosu denilen şeyi benimsedim; buna göre ABD ekonomi yaz aylarında yeniden canlanmaya başlayacaktır. Bu konum kısmen (adını Chicago Üniversitesi’nin iktisadi dalgalarla ilgili araştırmalarının öncüsü merhum Victor Zarnowitz’den alan) Zarnowitz Kuralına dayanıyor.Prof. Zarnowitz, derin resesyonların ardından genellikle çok hızlı iyileşmelerin geldiğini gözlemişti. Bunun sonucu olarak, ABD ekonomisinde hızlı bir iyileşmeden daha azı, Obama yönetiminin müdahaleci politikalarının doğal bir hızlı iyileşmeyi engellediğini düşündürecektir.
Dünyadaki Çin dahil, neredeyse her ekonomi darbe aldı. Fakat Çin çok belirgin bir şekilde kendini topluyor ve 2009 için belirlediği % 8 büyüme hedefine yaklaşacak. Çin Başbakanı Wen Jiabao, çoğu Batı başkentinde uygulanan anti-kapitalist popülizm yerine, Adam Smith`in Ahlaki Duygular Teorisi’ne bağlanmış görünüyor. “Parti çizgisi” bu kez serbest piyasalar, serbest ticaret ve istikrar olmuş. Pekin retoriğini büyük miktarsa mal alımlarıyla uyumlulaştırmış.
Mal fiyatları 2008 yaz ortalarında korkutucu yüksek seviyelere ulaştı. Ardından yaz sonunda ve sonbahar başlarında sert bir şekilde düştü ve Aralık ayında dibe vurdu. O günden bu yana, mal fiyatları yükseliyor. Gerçekten de, Commodity Research Bureau’nun 23 mal için hazırladığı Spot Endeksinde göre mal fiyatları Aralık 2008’deki en düşük seviyesine göre % 23,5 arttığı görülüyor (ekteki grafiğe bakın).
Mal piyasalarının dinamiğini daha iyi anlayabilmek için, petrol ve bakır piyasalarının Haziran 2008’dan bu yana geçirdiği evrime bakalım. Ekteki tabloda spot ve 12 aylık vadeli fiyatların geçtiğimiz yazdan bu yana nasıl yükseldiği görülüyor. Bu fiyatlarla, petrol ve bakır için faiz oranlarının vade yapısı belirli tarihler için hesaplanabilir. Bu mal (veya “kendi”) faiz oranları da tablo da sunulmaktadır.
Mal faiz oranlarını yorumlamadan önce, vadeli işlem piyasalarının mallar için kredi piyasaları olarak çalıştığını anlamak önemlidir. Bir tacir bir malı satın alıp eşzamanlı olarak bir vadeli işlem sözleşmesi sattığında, malı geçici olarak ödünç almaktadır. Bu işlem, bankadan ileride geri ödemek üzere kredi olarak ödünç para almaya çok benzer. Bir vadeli işlem sözleşmesinin, spot piyasada bir malın satın alınması ile bağlantılı olarak satışı, bir tacirin bir malı şimdi ödünç alıp daha sonra geri ödemesine imkan verir. Dolayısıyla, bu eşzamanlı alım-satım işlemleri örtülü mal kredileridir.
Bir malın gelecekteki teslimat fiyatı spot (veya nakit) fiyatını aştığı takdirde, bu piyasaya normal piyasa (contango) denir ve mal faiz oranı negatiftir. Mal ödünç verenler spot piyasaya ödünç verme eğiliminde olmazlar, çünkü bu düşük fiyata satmaları ve yüksek fiyata satın almaları anlamına gelir. Spot piyasası vadeli işlem piyasasını aştığında tersi olur ve buna da ters piyasa (backwardation) denir. Mal faiz oranları pozitiftir. Bu durumda, spot markete kredi vermek üzere ellerinde mal tutanlar zarar eder.
2008 sonbahar başlarındaki finansal ve ekonomik panikten önce, petrol ve bakır fiyat seviyeleri yüksekti ve ters piyasalar söz konusuydu. Dolayısıyla, mal faiz oranları pozitifti ve ellerinde spot piyasaya kredi olarak verilmemiş mal tutanlar zarar ediyordu. Kısaca, piyasa “sıkışık” ve “stoklar “kıt” idi.
Paniğin başlamasıyla birlikte, petrol ve bakır talebinde ani bir düşüş yaşandı ve mal faiz oranları pozitiften negatife döndü. Ters piyasadan normal piyasaya geçiş spot piyasalarındaki talebe göre büyük stokların oluşması anlamına geliyordu. Ellerinde stok bulunduranların bu stokları spot piyasaya kiralamakta çıkarları yoktu.
Petrol ve bakır piyasaları normal (spot taleplerine göre stoklar büyük) kaldıkça, mal faiz oranları giderek daha az negatif hale gelir ve bu piyasalar “sıkışır”.
Bu sonucu, inşaat malzemeleri, hububat, kömür ve demir cevheri gibi kuru mal nakliyatında navlun göstergesi işlevi gören oynak Baktık Kuru Yük Endeksi de teyit ediyor. Bu mallar üretim proseslerinde kullanılan hammadde girdileri olduğu için, gemiyle büyük miktarda taşınmaları sanayi üretiminin bir belirtisini oluşturmaktadır. Bu endeks Aralık 2008’de dramatik bir şekilde dibe vurduktan sonra % 475’e kadar ulaşan bir oranda artmış durumda (ekteki grafiğe bakın).
Çin kartlarını akıllıca oynadı. Bu durum iyimser bir toparlanma senaryosunu oldukça güçlendiriyor. Bununla birlikte, Pekin’in dünya rezerv para birimini (ABD doları) yapay bir “para birimi” sepeti(İMF’nin Özel Çekme Hakları / SDR) ile cevapladığından daha fazla soruya neden oluyor. Çin’in devasa dolar cinsinden savaş rezervi döviz sandığı düşünüldüğünde, Pekin’in doların değeri ile ilgili kaygıları nedensiz bulunamaz. Ama neden tek yasal para biriminden dört paradan (dolar, yen, Avro ve Sterlin) oluşan bir sepete atlıyoruz? Pekin - Çin Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan’ın 23 Mart’ta ifade ettiği gibi – “herhangi bir ülkenin kendi çıkarları veya ekonomik durumundan bağımsız” siyaset dışı ve istikrarlı bir uluslararası para birimiyse, doğru cevap altın olmalıdır. Altın standardının yeniden doğuşu, Financial Times’ın “As Good As Gold” (Altın Kadar İyi) başlıklı editoryal yazısında (8 Mayıs 2009) ifade edildiği gibi uluslararası kağıt para sistemi ile ilgili irrasyonel kaygılardan kaynaklanmıyor. Tam tersine, bu kaygılar, olgulara dayanan, rasyonel kaygılar.

  Democracy or Liberty?: The Middle East and North Africa
  The Dance of the Dollar
  The curse of government failure
  The Dead Hand of Exchange Controls
  The Great Dissemblers
  The Baltics, Bulgaria and Greece
  Booms and Busts
  Hu versus Sarkozy
  The Misery Index: A Reality Check
  China’s Cards
  Greenspan’s Fairy Tales
  From John Law to John Maynard Keynes
  A great depression?
  The law of the ratchet
  On Oil Prices
  Rice markets and government failure
  A private infrastructure solution
  The dollar and U.S. inflation
  China’s Currency
  Money: Bulgaria, Bosnia and Turkey
  Reflections on Reagan the Intellectual
  The World’s Greatest Unreported Hyperinflation
  The Fed’s Zigs and Zags
  On Democracy