FITCH RATINGS

Riskinizi Tanıyınız
 
Fitch dünyanın üç büyük uluslararası rating kuruluşlarından biridir. 1,700 çalışanı ve dünya çapındaki 49 ofisi ile en iyi kalitede kredi analizi ve binlerce abonesine birinci sınıf rating hizmeti vermeğe odaklanmıştır.
 
Hizmet alan şirketlerin çoğu, önemli kredi kararları verirken, ağırlıklı olarak Fitch’in yaptığı rating ve analizlere güvenmektedir. Fitch’in analitik deneyimi ve bilgi birikimi, yatırımcılar ve risk yöneticilerinin bütün sektörlerdeki yatırım enstrümanlarını kapsayan yeni sermaye piyasası işlemlerinde ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Fitch Ratings, 89 ülkede, 3,500 banka ve finans kurumuna ve 1,400 ‘den fazla kurumsal finansman kredi derecelendirme hizmetivermektedir. Ayrıca, bono, kredi, fon, proje finansmanı ve yapılandırılmış finansman ürünlerine özgü kredi riskleriniderecelendirmektedir.

Fitch Ratings AŞ, Türkiye ofisi kurulduğu 1999 yılından beri Türkiye’de rating hizmeti vermektedir. Türkiye’de ofisi olan tek uluslararası rating kuruluşudur. Kasım 2005 tarihi itibari ile Türkiye’de 23 Banka, 3 Katılım Bankası, 2 Sigorta şirketi, 1 Faktoring, 2 Finansal Kiralama şirketi, 1 Portföy Yönetim şirketi, 1 Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı, 2 Belediye ve 14 kurumsal firmaya kredi notu vermektedir. Fitch ayrıca, Vestel ve POAS tarafından çıkarılan ve Türkiye’de başka örneği olmayan kurumsal bonoların ratinglerini üstlenmiştir.

Rating Nedir

Derecelendirme kuruluşları (Rating Kuruluşları) serbest piyasalarda yatırımcıların ve diğer piyasa oyuncularının bilgi açığını kapatan aracılardır ve piyasaların etkin işleyebilmeleri için önemli bir sorumluluk üstlenmişlerdir. Rating piyasa oyuncularına yol gösteren bir araçtır ve yatırımlarını uygun gördükleri risk grubunda değerlendirebilmelerini sağlar.

Rating en genel tanımı ile bir kuruluşun finansal yükümlülüklerini zamanında yerine getirip getiremeyeceği hakkında verilen bağımsız bir görüştür. Bu görüşün kolay anlaşılabiliyor olması için sonuçlar sembollere dönüştürülmüştür. Semboller ise evrensel uygulamaya sahiptir. Yükümlülüklerini zamanında yerine getirme olasılığı en yüksek kuruluşun veya ülkenin notu AAA şeklinde belirlenmiştir. BBB derecesine kadar yatırım yapılabilirliği gösterir daha altı ise yatırımcılar için riskli bu nedenle risk primi yüksek seviyelerdedir.

Rating Çeşitleri

Ratingler vadelerine göre uzun ya da kısa olabilirler. Uzun vadeli rating kurumun performansı ile kuruluşun ait olduğu sektörün temel ekonomik ve finansal özelliklerine dayanarak verilen görüştür. Bunda ekonomik konjonktüre duyarlılık; teknolojik gelişmeler; talep değişmeleri; kanuni düzenlemeler; yönetim kalitesi gibi unsurlar etkili olur. Uzun vadede yükümlülüklerin yerine getirilebilme olasılığını belirler. Kısa vadeli rating ise bir yıla kadar olan tüm yükümlülüklerin karşılanabilmesi için likidite ve sermaye kaynaklarına erişme imkanının değerlendirilmesidir.

Türlerine göre ratingler uluslararası döviz cinsinden ve uluslararası yerel para cinsinden rating olarak ayrılır ve söz konusu paralar cinsinden yükümlülüklerini ilgili para cinsini yaratarak ödeyebilme kapasitesini değerlendirir. Bankacılık sektörü için uygulanan “Bireysel” ve “ Destek” notu şeklinde adlandırılan iki değişik tür rating daha olduğu gibi sigorta şirketleri için “Finansal güçlülük” notu adlı poliçe sahiplerine karşı yükümlülüklerin yerine getirilmesini de içeren bir rating tanımı daha bulunmaktadır. Bireysel not bir bankanın tamamen bağımsız olarak dışarıdan desteklenmediği varsayımı ile verilen değerdir. Burada bankanın karlılığı, risk yönetimi, riski tolere etme kapasitesi, bilanço bütünlüğü, sermayesi, ve yönetimi değerlendirilir. Bireysel notlar “A” dan “E”ye kadar sıralanabilir. Destek notu ise bankanın gerektiğinde dış destek alma olasılığını ve destek verecek kuruluşun buna eğilimini ve kapasitesini gösterir. Destek notları 1 ile 5 arasında değişir ve 5 dış destek imkanı olmadığını ifade eder. Kuruluş ratingleri ülke ratingi ile sınırlıdır. Özellikle döviz cinsinden yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi hükümetlerin döviz transferlerine getireceği bir kısıtlama ile imkansız bir hale gelebileceği için ülke notu yabancı para ratinglerinde sınır oluşturur. Yatırım yapılabilir derecesinin altındaki ülkelerdeki kuruluşların dar bir aralıkta sıkışıp kalmaları göreli değerlendirmeyi zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Türkiye de dahil olmak üzere bu tür ülkelerde ulusal rating uygulaması gündeme gelmiştir. Ülkedeki en iyi kredi ki bu çoğunlukla devlet olabilir; AAA olarak dercelendirilir diğer kuruluşlar ise buna göre sıralandırılırlar. Ratingin kimlere yarar sağladığına bakarsak; yatırımcılara; şirketlere; bankalara ve finans kurumlarına; sermaye piyasasına ve borsaya; özelleştirmeye; para ve finans otoritelerine bağımsız verdiği görüş-lerle yardımcı olur. Piyasa ajanlarının piyasaları bilgilendirmelerini (disclosure) sağlar ve kendilerini denetleme imkanı verir. Piyasa disiplininin sağlanması ile tüm ekonomiye azımsanamayacak bir yarar sağlar.

Türkiye’deki düzenlemeler

Rating konusunda Sermaye Piyasası Kurulu ilk tebliğini 1997 yılında çıkartmış ve Türkiye’de kurulan Rating kuruluşlarının uyması gereken kuralları belirlemiştir. Daha sonra Kurul, dünyadaki gelişmelerin paralelinde Amerika ve Avrupa’daki şirket skandallarını da göz önüne alarak finansal ratinglerin yanı sıra Kurumsal Yönetim ilkelerine uyum derecelendirmesini de içeren yeni tebliğini 4 Aralık 2003 tarihinde yayınlamıştır. Halen derecelendirme faaliyetleri Kurulun seri VIII, 40 sayılı tebliği ile düzenlenmektedir. Bu tebliğe istinaden Fitch Ratings Finansal Derecelendime Hizmetleri A.Ş. Türkiye’de derecelendirme faaliyetinde bulunması kurulca kabul edilen uluslararası derecelendirme kuruluşlarından biridir ve tek yerel ofisi olan rating kuruluşudur. Fitch Ratings sadece finansal derecelendirme alanında faaliyet göstermekte ise de Kurumsal Yönetim ilkelerine uyum konusunu da çalışmalarında dikkate almaktadır. Yapılan çalışmalar Kurumsal Yönetim uygulamaları iyi olan şirketlerin kredi derecelendirmelerinin pozitif olarak etkilendiğini göstermektedir. Bu çerçevede kredibilitesini arttırmak isteyen şirketlerin Kurumsal Yönetim ilkelerine uyum göstermeleri kaçınılmaz olacaktır.

Kurumsal Yönetim

Kurumsal Yönetim ilkeleri Sermaye Piyasası Kurulu’nca Ağustos 2003 tarihinde dünyadaki gelişmeler paralelinde OECD ilkeleri baz alınmak suretiyle ve kamuoyu görüşlerine baş vurularak yayınlanmıştır. Kurul tarafından yayınlanan ilkeler 4 ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar; pay sahipleri, kamuyu aydınlatma ve şeffatlık; menfaat sahipleri ve yönetim kurulu alt başlıklarında olup bu konularda şirketlerde yapılması geren düzenlemeler detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Gelişmiş ülkelerde Kurumsal Yönetim kavramı çok önem kazandığı gibi bu ülkelerden gelişmekte olan piyasalara akan fonların yönünü de belirlemekte finansal performans kadar önemli bir konuma gelmiştir. Kurumsal Yönetim modeli ülkeler arasında farklılık gösterebilir bu da ülkelerin farklı yasal düzenlemeleri olması, içinde bulundukları genel ekonomik ve finansal şartlardaki farklılıklar gibi faktörlere bağlıdır. Uygulama farklılıkları ana unsurları değiştirmez ve her kurumsal yönetim yaklaşımında eşitlik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk kavramları mevcut olmak zorundadır. Kurumsal Yönetim uygulamasında şirket yönetimi tüm pay ve menfaat sahiplerine eşit davranmalı her hangi bir çıkar çatışmasını önlemelidir. Şirket ile ilgili finansal ve finansal olmayan bilgilerin zamanında, doğru, eksiksiz, anlaşılabilir, yorumlanabilir ve kolay erişilebilir bir şekilde kamuya duyurulması yaklaşımı şeffaflık kriterine uyumu sağlamaktır. Hesap verilebilirlik, yönetim kurulu üyelerinin esas itibariyle anonim şirket tüzel kişiliğine ve dolayısı ile pay sahiplerine hesap verebilmesi ile bağdaştırılmıştır. Sorumluluk kriteri ise, şirket yönetiminin anonim şirket adına yaptığı tüm faaliyetlerinin mevzuata, şirket esas sözleşmesine ve şirket içi düzenlemelere uygunluğunu ve bunun denetlenmesini ifade eder. Kurumsal yönetim şirketlere daha çok yatırımcı çekebilmek, şirket değerinin artmasını sağla